Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları
Özet, seçtiğiniz yapay zeka aracında yeni sekmede oluşturulur. Yapay zeka özetleri hatalı veya eksik olabilir; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası, daha önce açılan bir boşanma davası reddedildikten sonra eşlerin bir araya gelmemesi üzerine açılır. Davanın dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasıdır.
Ret kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl geçmesi ve bu sürede ortak hayatın yeniden kurulmaması yeterlidir. Bekleme süresi, 27.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7532 sayılı Kanun’la üç yıldan bir yıla indirildi.[1] Eşlerin yalnızca ayrı yaşaması ise bu davayı açmaya yetmez.
Fıkranın yürürlükteki metni şöyledir:
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Fiili Ayrılık Nedir?
Fiili ayrılık, evliliği hukuken süren eşlerin ortak konutta birlikte yaşamamasıdır. Kanunda “fiili ayrılık” adıyla ayrı bir boşanma sebebi yoktur. Bu ad, uygulamada TMK m.166/4’teki “ortak hayatın yeniden kurulamaması” hali için kullanılır.
Ayrılığın kendisi boşanmayı doğurmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 18.06.2025 tarihli kararında fiili ayrılığın tek başına boşanma sebebi sayılamayacağını belirtmiştir (2024/10305 E., 2025/6083 K.).
Fiili Ayrılık Süresi 3 Yıldan 1 Yıla İndirildi
Fıkranın eski metninde bekleme süresi üç yıldı. Anayasa Mahkemesi 22.02.2024 tarihli kararıyla bu fıkrayı oy çokluğuyla iptal etti.[2] Mahkemeye göre ret, kesinleşme ve üç yıllık bekleme birlikte düşünüldüğünde eşler makul olmayan bir süre boyunca boşanamıyordu.
İptal hükmü, kararın yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti. Kanun koyucu bu süre dolmadan fıkrayı yeniden yazdı ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle süreyi bir yıla indirdi. Kanun 27.11.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı, aynı gün yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemedeki “bir yıl” ibaresi de Anayasa Mahkemesine taşındı. Mahkeme 12.02.2026 tarihli kararında ibarenin Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olmadığına oyçokluğuyla karar verdi.[3]
Değişiklik kanununda bu fıkra için ayrı bir geçiş hükmü yer almıyor. Yargıtay, değişiklikten önce açılıp karara bağlanmış bir dosyayı temyizde “değişiklik öncesi düzenlemeye göre” üç yıllık süreyle incelemiştir (2. HD, 05.12.2024, 2024/1615 E., 2024/9586 K.).
Not: Ret kararınız 27.11.2024’ten önce kesinleştiyse ve aradan henüz üç yıl geçmediyse, hangi sürenin uygulanacağını dava açmadan önce dosyanızla birlikte değerlendirtin.
Fiili Ayrılık Süresi
Süre, reddedilen davanın karar tarihinden değil, kesinleştiği tarihten başlar. Kanun yoluna başvurmadan süre geçerse ya da istinaf ve temyiz incelemesi biterse karar kesinleşir.
Bir yıl dolduğunda ortak hayat yeniden kurulmamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Davacının ayrıca geçimsizlik ya da kusur ispat etmesi gerekmez. Anayasa Mahkemesi de kuralın bir karine getirdiğini, bu halde temelden sarsılmanın ispatına gerek kalmadığını belirtmiştir.
Eşlerin herhangi bir davaya konu olmadan yıllarca ayrı yaşıyor olmaları fiili ayrılık nedeniyle boşanma gerekçesi olmaz. Bu durum, ancak birlikte yaşama yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle TMK m.166/1’e dayanan bir davaya konu olabilir.
İlk dava feragat nedeniyle de sona ermiş olabilir. HMK m.311’e göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.[4] Yargıtay feragatle reddedilen davayı da fiili ayrılık davasının dayanağı saymıştır (2. HD, 25.10.2010, 2009/15703 E., 2010/17520 K. ile 15.12.2025, 2025/5122 E., 2025/11194 K.).
Fiili ayrılık davasını açıp sonradan bu davadan feragat eden eş için durum farklıdır. Yargıtay böyle bir dosyada ilk reddedilen davaya artık dayanılamayacağını kabul etti ve süreyi feragat tarihinden hesapladı (2. HD, 05.12.2024, 2024/1615 E., 2024/9586 K.).
Fiili Ayrılık Sayılan Haller
Kanun ayrılığın biçimine değil, ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığına bakar. Yargıtay’a göre ortak hayatın kurulmuş sayılması için eşlerin bu amaçla bir araya gelip birlikte yaşaması gerekir (2. HD, 14.04.2025, 2024/506 E., 2025/3618 K.).
Yargıtay şu temasları ortak hayatın yeniden kurulması saymamıştır:
- Çocukları görmek için diğer eşin yaşadığı eve gidip gelmek (2. HD, 2009/15703 E., 2010/17520 K.)
- Evin ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmek (aynı karar)
- Yurt dışında çalışan eşin, çocuk hastalandığı için gelip bir süre çocuğun yanında kalması (2. HD, 2012/690 E., 2012/19470 K.)
Eşler barışıp evlilik birliğini sürdürmek amacıyla yeniden birlikte yaşamaya başlarsa sonuç değişir. Yargıtay, ilk davadan sonra ortak hayatın yeniden kurulduğunu tespit ettiği bir dosyada boşanma kararını bozmuştur (2. HD, 18.11.2025, 2025/2404 E., 2025/9853 K.).
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası
Bu davada hakim, boşanma kararı için eşlerden hangisinin kusurlu olduğunu araştırmaz. Kanun “her ne sebeple olursa olsun” der ve davayı “eşlerden birinin istemi”ne bağlar. İlk davayı kaybeden eş de o davanın davalısı da dava açabilir.
Dilekçede madde numarası yazılmaması davayı düşürmez. Yargıtay, “şiddetli geçimsizlik” başlığıyla açılan ama önceki ret kararına ve altı yıllık ayrılığa dayanan bir davanın TMK m.166/4 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozmuştur (2. HD, 15.12.2025, 2025/5122 E., 2025/11194 K.).
Kusur, boşanma kararı için değil, tazminat ve nafaka için önem taşır. Bu taleplerde ilk dava ile fiili ayrılık davası arasında yaşanan olaylar da incelenir.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası şartları TMK m.166/4’te sayılmıştır:
- Önceki boşanma davası: Eşlerden biri, kanundaki boşanma sebeplerinden herhangi birine dayanarak dava açmış olmalıdır. Bu dava çoğu zaman evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası olur.
- Ret kararı: Bu dava reddedilmiş olmalıdır. Feragat nedeniyle verilen ret kararı da yeterlidir.
- Kesinleşme: Ret kararı kesinleşmiş olmalıdır.
- Bir yıllık süre: Kesinleşmeden itibaren en az bir yıl geçmiş olmalıdır.
- Ortak hayatın kurulmaması: Bu süre içinde ortak hayat yeniden kurulmamış olmalıdır.
Anlaşmalı boşanma davası da 166. maddeye dayanan bir boşanma davasıdır. Eşlerden biri anlaşmadan döner, dava reddedilip kesinleşirse aynı süre işler. Bu ihtimal anlaşmalı boşanma protokolünden dönülmesi yazımızda anlatılıyor.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi
Dava, ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl dolduktan sonra açılabilir. Süre dolmadan açılan dava bu sebebe dayanarak kabul edilemez.
Kanun, bir yıl geçtikten sonra dava açmak için üst sınır koymamıştır. Yargıtay’ın incelediği dosyalarda ret kararının kesinleşmesinden yıllar sonra açılan davalar da bu hükme göre değerlendirilmiştir (2. HD, 2024/506 E., 2025/3618 K. ve 2025/2404 E., 2025/9853 K.).
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme
Davaya aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2).
TMK m.168’e göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.[5]
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Mahkeme Harç ve Masraflar
Dava açılırken harç ve gider avansı ödenir. Gider avansı tebligat ve tanık gibi yargılama masrafları için alınır.
Harç ve avans tutarları her yıl yeniden belirlenir. Güncel rakamlar boşanma davası açma masrafları yazımızda, vekalet ücretleri ise boşanma avukat ücretleri sayfamızda yer alıyor.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında İspat ve Deliller
Davacının ilk işi, önceki davanın reddedilip kesinleştiğini göstermektir. Mahkeme o dosyayı getirtip inceler (2. HD, 2025/5122 E., 2025/11194 K.).
İkinci adımda ortak hayatın yeniden kurulmadığı gösterilir. Yargıtay, eşlerin ayrı ilçelerde yaşadığını gösteren ikamet belgeleri, kira sözleşmesi ve tanık beyanlarını yeterli bulmuştur (2. HD, 14.04.2025, 2024/506 E., 2025/3618 K.).
Eşlerin barıştığını ileri süren taraf bunu somut delille göstermelidir. Aynı kararda, ortak hayatın kurulduğunu kabule yeterli olmayan tanık beyanlarına dayanılarak davanın reddedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat
Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada da maddi ve manevi tazminat istenebilir. TMK m.174’e göre maddi tazminatı kusursuz ya da daha az kusurlu eş ister. Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe, kusurlu taraftan ödenir.[6]
Boşanma kararında kusur aranmasa da tazminat için kusur belirlenir. Yargıtay, retle sonuçlanan ilk davayı açarak fiili ayrılığa sebep olan eşe bu davranışın kusur olarak yüklenmesi gerektiğine karar vermiştir (2. HD, 29.05.2025, 2024/7946 E., 2025/5529 K.).
Tazminatın şartları ve miktarın belirlenmesi boşanma davasında maddi ve manevi tazminat yazımızda ayrıca ele alınıyor.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka
Dava sürerken tedbir nafakası, boşanmadan sonra ise yoksulluk ve iştirak nafakası istenebilir. Talep eden, kendi ihtiyacını ve diğer eşin mali gücünü gelir belgeleriyle gösterir.
Yoksulluk nafakası için TMK m.175 iki şart arar. Eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalı ve kusuru daha ağır olmamalıdır. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Nafaka türleri nafaka nedir yazımızda anlatılıyor.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti
Velayet kararında ölçü çocuğun üstün yararıdır. Fiili ayrılık süresince çocuğun kiminle yaşadığı ve bakımını kimin üstlendiği de değerlendirilir. Ayrıntılar boşanma davasında çocuğun velayeti yazımızda.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Mal Paylaşımı
Fiili ayrılık mal rejimini sona erdirmez. TMK m.225’e göre boşanma halinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.[7]
Eşlerin ayrı yaşadığı yıllarda edinilen mallar da bu nedenle tasfiye kapsamında değerlendirilir. Hangi malın paylaşılacağı boşanmada mal paylaşımı davası yazımızda anlatılıyor.
Fiili Ayrılık Sebebiyle Açılan Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?
Davayı açabilmek için ret kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl beklemek gerekir. Bu bekleme dava açma şartıdır, yargılama süresine dahil değildir.
Dava açıldıktan sonraki süre, tanıkların dinlenmesine ve kanun yoluna başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Önceki dosya da getirtilip incelenir. Kesin bir süre vermek mümkün değildir, genel tahminler boşanma davası ne kadar sürer yazımızda.
Uzun Süre Ayrı Yaşayan Eşlerin Boşanması
5 ya da 10 yıl ayrı yaşayan eşler için kanunda kendiliğinden işleyen bir boşanma yoktur. Resmi nikah, ayrılık ne kadar uzun sürerse sürsün kendiliğinden düşmez. Evlilik ancak mahkemenin boşanma kararıyla sona erer.
Uyarı: Önceden reddedilip kesinleşmiş bir boşanma davası yoksa, uzun yıllar ayrı yaşamak TMK m.166/4’e göre boşanma sonucu doğurmaz.
Uzun ayrılık, evlilik birliğinin sarsılması davasında (TMK m.166/1) bir olgu olarak ileri sürülebilir. Yargıtay bu konuda temkinlidir. 2. Hukuk Dairesi 24.03.2025 tarihli kararında, “terke dayalı bir boşanma davası olmadıkça fiili ayrılığın bir boşanma sebebi olamayacağı” gerekçesiyle reddedilen davayı oy çokluğuyla onamıştır (2024/6830 E., 2025/2932 K.).
Karar metnindeki karşı oya göre o dosyada eşler en az on beş yıldır ayrı yaşıyordu. Karşı oy, bu kadar uzun ayrılığın 166/1 kapsamında boşanmaya yetmesi gerektiğini savunmuştur.
Ayrı yaşayan eşlerin önündeki yollar şunlardır:
- Ortak konuta dönmeyen eşe karşı terk nedeniyle boşanma davası (TMK m.164)
- Kusura dayanan olaylar varsa evlilik birliğinin sarsılması davası (TMK m.166/1)
- Evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanma (TMK m.166/3)
- Bu davalardan biri reddedilip kesinleşirse, bir yıl sonra fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası
Terk Nedeniyle Boşanmadan Farkı
TMK m.164’e göre terk davasında ayrılık en az altı ay sürmeli ve hakim ya da noter aracılığıyla ihtar yapılmalıdır. İhtar, ayrılığın dördüncü ayı bitmeden istenemez. İhtardan sonra iki ay geçmeden de dava açılamaz.
Terk, ortak konuttan ayrılan ya da dönmeyen eşin davranışına dayanır. Fiili ayrılık davasında ise kusur aranmaz, önceki ret kararı ile bir yıllık süre yeterlidir. Yargıtay, terk sebebine dayalı dava açılmadıkça ortak haneyi terk etmenin tek başına boşanma sebebi sayılamayacağını belirtmiştir (2. HD, 16.10.2025, 2025/1773 E., 2025/8899 K.).
Ayrılık Kararından Farkı
Ayrılık kararı, boşanma sebebi ispatlandığında hakimin boşanma yerine verebildiği bir karardır (TMK m.170). Süresi bir yıldan üç yıla kadardır ve süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.171-172).
Fiili ayrılık ise mahkeme kararı değil, eşlerin kendi ayrı yaşamasıdır. Ayrılık kararının şartları ayrılık davası yazımızda anlatılıyor.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin fiili ayrılık davalarında yol gösteren kararlarından bazıları şunlardır.
Ortak Hayatın Yeniden Kurulmuş Sayılması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 14.04.2025 tarihli, 2024/506 E., 2025/3618 K. sayılı kararında ölçütü şöyle koymuştur.
Ret kararının kesinleşmesinden başlayarak geçen üç yıl zarfında ortak hayatın yeniden kurulmuş olduğunun kabul edilebilmesi için, tarafların bu amaçla bir araya gelmiş ve birlikte yaşamış olmaları, evlilik birliğinin amacına uygun olarak tesis edilmiş olması, bu hususların delilerle ispatlanmış bulunması gerekir.
Karar, eski üç yıllık süre döneminde açılan bir davaya ilişkindir. Ortak hayatın kurulması ölçütü bugünkü metinde de aynı ifadeye dayanır.
Çocuğu Ziyaret Etmek Ortak Hayat Sayılmaz
Feragatle reddedilen bir davanın ardından açılan dosyada Daire, 25.10.2010 tarihli 2009/15703 E., 2010/17520 K. sayılı kararında ziyaretleri ortak hayat saymamıştır.
Davacı kocanın zaman zaman davalı ve müşterek çocukların yaşadığı eve gidip, ziyaret etmesi veya evin ihtiyaçlarını karşılaması evlilik birliğinin yeniden kurulması anlamına gelmez. Zira biraraya gelmek ortak yaşamı yeniden kurmak ve sürdürmek amacıyla gerçekleşmelidir.
Feragatle Reddedilen Dava ve Bir Yıllık Süre
Bir yıllık süreyi esas alan 15.12.2025 tarihli 2025/5122 E., 2025/11194 K. sayılı kararda karine şöyle tarif edilir.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış ve reddedilmiş bir davanın varlığı, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesi ve bu süre içinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayatın yeniden kurulmamış olması “birliğin temelinden sarsılmış sayılmasına” yasal karine teşkil eder (TMK.m.166/4).
Bu dosyada önceki dava feragat sebebiyle reddedilmişti. Daire, ilk derece mahkemesinin davayı bu çerçevede değerlendirmemesini bozma sebebi saymıştır.
Fiili Ayrılık Tek Başına Boşanma Sebebi Değildir
Daire, 18.06.2025 tarihli 2024/10305 E., 2025/6083 K. sayılı kararında evi terk etme vakıasını değerlendirirken bu ilkeyi tekrarlamıştır.
(…) erkeğe kusur olarak yüklenen evi terk etme vakıası yönünden ortada kadın tarafından açılmış terke dayalı bir boşanma davası bulunmadığı gibi fiili ayrılığın da tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru olmamış (…)
Harbiye Hukuk Bürosu Aile Hukuku Hizmetlerimiz
Harbiye Hukuk Bürosu olarak aile hukuku davalarında hukuki destek veriyoruz. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasında önceki dosyanın incelenmesi ve sürenin doğru hesaplanması sonucu doğrudan etkiler.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Dilekçe Örneği
Dilekçe örneği, önceki davanın reddedilip kesinleştiği ve bir yıllık sürenin dolduğu duruma göre hazırlanmıştır.
………… NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
DAVACI:
Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:
VEKİLİ:
Av. …………
DAVALI:
Adı Soyadı:
T.C. Kimlik Numarası:
Adres:
KONU:
Türk Medeni Kanunu m.166/4 uyarınca ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanma talebidir.
AÇIKLAMALAR:
Taraflar ……/……/……… tarihinden beri evli olup bu evlilikten ………… doğumlu ………… isimli ortak çocukları bulunmaktadır.
Taraflar arasında daha önce ………… Aile Mahkemesi’nin ……/…… Esas ve ……/…… Karar sayılı dosyasında görülen boşanma davası reddedilmiş, bu karar ……/……/……… tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihinden bu yana bir yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre boyunca taraflar bir araya gelmemiş ve ortak hayat yeniden kurulamamıştır. Bundan sonra da tarafların ortak hayatı yeniden kurabilmeleri mümkün görünmemektedir.
Bu sebeple davacı ile davalının TMK m.166/4 hükmü uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
İDDİAMIZIN DAYANAĞI VAKIALAR:
1- Davacı ile davalı evlidir.
2- Önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden bu yana bir yıldan fazla zaman geçmiş, taraflar arasında ortak hayat yeniden kurulamamıştır.
HUKUKİ DELİLLER:
1- Aile nüfus kayıt örneği
2- ………… Aile Mahkemesi’nin ……/…… Esas ve ……/…… Karar sayılı dava dosyası ve kesinleşme şerhli karar
3- Tarafların yerleşim yeri kayıtları ve kira sözleşmesi
4- Tanık beyanları
Tanık Listesi:
1- …… , Adres: …………..
2- ………….. , Adres: ………….
HUKUKİ SEBEPLER:
TMK, HMK ve her türlü yasal mevzuat
NETİCE VE TALEP:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davamızın kabulü ile tarafların TMK m.166/4 hükmü uyarınca boşanmalarına,
2- Ortak çocuğun velayetinin davacıya verilmesine,
3- Davalı ile ortak çocuk arasında uygun kişisel ilişki kurulmasına,
4- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini vekaleten talep ederiz. ……/……/………
Davacı Vekili
Av. …………
Not: Önceki ret kararı yoksa bu dilekçe kullanılamaz. Genel çekişmeli boşanma dilekçesi için çekişmeli boşanma davası dilekçesi, dilekçenin bölümleri için boşanma dilekçesi nasıl yazılır yazılarımıza bakabilirsiniz.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Hukuki haberleri bizden takip edin
Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/4 (7532 sayılı Kanun m.13 ile değişik, RG 27.11.2024, sayı 32735) ↩
- Anayasa Mahkemesi 22.02.2024, E.2023/116, K.2024/56 (RG 19.04.2024, sayı 32522) ↩
- Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026, E.2025/203, K.2026/39 (RG 17.04.2026, sayı 33227) ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.311 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.168 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174 ve m.175 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.225/2 ↩