Adli Tatilde Görülen Davalar

Adli tatilde görülen davalar, HMK m.103’te sınırlı olarak sayılan dava ve işlerdir. Nafaka, velayet, soybağı, ihtiyati tedbir, işçinin açtığı davalar ve kanunen ivedi işler tatilde de görülür. Bunların dışındaki davalarda duruşmalar 1 Eylül’den sonraya kalır.

Adli tatil, mahkemelerin her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verdiği dönemdir (HMK m.102). Yıllara göre başlangıç ve bitiş günleri adli tatil ne zaman yazımızda yer alır.

Benzer hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.331 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m.61’de de yer alır. Adli tatil, yargının tamamen durması anlamına gelmez. Kanunla belirlenen sınırlar içinde yargılamaya ara verme dönemidir.

Kanun koyucu bu dönemde yalnız belli nitelikteki acil uyuşmazlıkların görülmesine izin verir. Amaç, yargı mensuplarına dinlenme imkanı sağlarken acil işlerde hak kaybını önlemektir.

AVUKATA SORU SOR

Adli Tatilde Görülen Davalar Hangileridir?

Adli tatil süresince kural olarak duruşmalar ertelenir, ancak HMK m.103 uyarınca bazı dava ve işler bu dönemde de görülmeye devam eder. Kanun bu istisnaları sınırlı (tahdidi) olarak saymıştır. HMK m.103/1’e göre adli tatilde görülen dava ve işler şunlardır:[1]

  • Geçici hukuki koruma talepleri: İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular (m.103/1-a). Bir malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı almak acil ise mahkeme bunu tatilde de inceleyebilir.
  • Aile hukukuna dair ivedi davalar: Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler adli tatilde görülebilir (m.103/1-b). Çocuğun velayeti veya acil nafaka talepleri için tatil süresince de duruşma yapılabilir. Boşanma davası bu kapsamda değildir.
  • Nüfus kayıt düzeltme davaları: Ad, soyadı ve yaş düzeltme gibi nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları tatilde görülür (m.103/1-c).
  • İşçi alacak ve işe iade davaları: Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar, yani işçilik alacakları (kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai vb.) ve işe iade davaları tatilde de devam eder (m.103/1-ç). İşe iade davasının ivedilikle sonuçlandırılacağı ayrıca İş Kanunu m.20/3’te yazılıdır. İşverenin işçiye karşı açtığı dava ise bu bentte sayılmaz.
  • Kayıp belge ve kıymetli evrak iptal davaları: Ticari defterlerin kaybı nedeniyle kayıp belgesi verilmesi talepleri ile çek, bono gibi kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri de tatilde görülür (m.103/1-d). Bu tür davalarda bekleme ekonomik zarara yol açabileceği için istisna tanınmıştır.
  • İflas, konkordato ve şirketlerin yeniden yapılandırılması: İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına dair dava ve işler tatilde de yürütülür (m.103/1-e). Borçlu ve alacaklıların haklarını korumak için bu süreçler kesintiye uğramaz.
  • Tatil döneminde yapılmasına karar verilen keşifler: Mahkeme bir keşfin adli tatilde yapılmasına karar vermişse keşif tatilde gerçekleştirilir (m.103/1-f). Mevsimsel koşullar gerektiriyorsa keşif tatil dönemine bırakılabilir.
  • Tahkime ilişkin mahkeme işlemleri: Tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren konular (geçici hukuki koruma, delil tespiti, hakem reddi gibi) tatilde de görülebilir (m.103/1-g). Bu, tahkim sürecinin aksamaması için getirilmiş bir istisnadır.
  • Çekişmesiz yargı işleri: Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan çekişmesiz yargı işleri tatilde sonuçlandırılabilir (m.103/1-ğ). Vasi atanması, kayyım tayini, mirasçılık belgesi verilmesi ve mirasın reddi beyanının tespiti bu işlerdendir.
  • Kanunen ivedi sayılan veya mahkemece ivedi görülmesine karar verilen işler: Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen dava ve işler ile taraflardan birinin talebi üzerine mahkemenin ivedi görülmesine karar verdiği davalar tatilde görülür (m.103/1-h). İcra ve İflas Kanunu m.18’e göre icra mahkemesine getirilen şikayet ve itirazlar kanunen ivedi işlerdendir.[2] Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası da süreli bir iş olduğu için Yargıtay’ca ivedi sayılır.

Listede sayılanlar dışındaki davalarda tatil süresince duruşma yapılmaz. Bu kuralın tek istisnası, taraflardan birinin talebi üzerine mahkemenin verdiği ivedilik kararıdır.

Tersi de mümkündür. Taraflar anlaşırsa ya da dava bir tarafın yokluğunda görülüyorsa hazır olan tarafın talebiyle, listede sayılan bir davaya bakılması da tatil sonrasına bırakılabilir (m.103/2). Bu kurallar bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay incelemelerinde de uygulanır (m.103/4).

Adli Tatilde Görülen Davalar Hangileridir

Adli Tatilde Görülmeyen Davalar Hangileridir?

HMK m.103’teki sayım sınırlı olduğu için bu maddede geçmeyen dava türleri, ivedilik kararı yoksa adli tatilde görülmez. Uygulamada en çok sorulan dava türlerinin durumu şöyledir:

  • Tüketici mahkemesi davaları: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da tüketici davalarını ivedi sayan bir hüküm yoktur. Tüketici mahkemesi adli tatile tabidir, duruşma tatil sonrasına bırakılır ve son günü tatile rastlayan süre bir hafta uzar.
  • Kira tespit ve tahliye davaları: Kira bedelinin belirlenmesi davası, Türk Borçlar Kanunu m.345 gereği her zaman açılabilen olağan bir davadır ve istisna listesinde yer almaz. Sulh hukuk mahkemesinde görülen kiralananın tahliyesi davası da tatile tabidir. Tahliye icra mahkemesinden isteniyorsa iş İİK m.18 gereği ivedidir ve tatilde görülür.
  • İtirazın iptali davası: İcra takibine yapılan itirazın iptali için genel mahkemede açılan dava listede yoktur. Bu davada kanun yolu süresinin son günü tatile rastlarsa süre tatil bitiminden itibaren bir hafta uzar. İcra mahkemesinden istenen itirazın kaldırılması ise ivedi bir iştir.
  • Mal rejimi ve katılma alacağı davaları: Aile hukukuna ilişkin istisna yalnız nafaka, soybağı, velayet ve vesayet davalarını kapsar. Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı davası aile mahkemesinde görülse de bu kapsamda değildir.
  • Ortaklığın giderilmesi davası: Paylı ya da elbirliği mülkiyetindeki taşınmazın paylaştırılması için sulh hukuk mahkemesinde açılan dava listede sayılmaz. Duruşmalar tatil sonrasına kalır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, tarafların rızası alınmadan adli tatilde yapılan keşfi savunma hakkının kısıtlanması sayıp hükmü bozmuştur (2015/16462 E., 2017/7339 K., 09.10.2017).
  • Geçit hakkı davası: Genel yola çıkacak yeterli geçidi bulunmayan malikin Türk Medeni Kanunu m.747’ye göre açtığı zorunlu geçit davası listede sayılmadığı için tatilde görülmez.
  • Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası: Bu dava sıklıkla delil tespitiyle karıştırılır. Delillerin tespiti talebi tatilde incelenebilir, muhdesatın aidiyetinin tespiti ise bağımsız bir tespit davasıdır ve tatil sonrasına kalır.

HMK m.103’te basit yargılama usulüne tabi davalar ayrıca sayılmamıştır. Bu nedenle bir davanın basit yargılamaya tabi olması tek başına onu tatilde görülen dava yapmaz. İcra mahkemesi işleri ise basit yargılamadan değil, İİK m.18’deki ivedilik hükmünden dolayı tatilde görülür.

Listede olmayan bir davada taraflardan biri mahkemeden davanın ivedi görülmesine karar verilmesini isteyebilir. Mahkeme bu talebi kabul ederse dava tatilde de görülür.

Adli Tatilde Görülmeyen Davalar Hangileridir

Adli Tatilde Süreler İşler Mi?

Hukuk davalarında süreler adli tatilde durmaz, ancak son günü tatile rastlayan süre uzar. HMK m.104’e göre adli tatile tabi dava ve işlerde kanunun belirlediği sürenin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, süre adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.[3] Bu uzama için ayrıca bir mahkeme kararı gerekmez.

Tatil içinde yapılan tebligat geçerlidir, çünkü HMK m.103/3 her türlü tebligatın tatilde de yapılacağını sayar. Süre tebliğle işlemeye başlar ve sonu tatile denk gelirse bir hafta uzar.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi de bu kurala girer. HMK m.281’e göre taraflar rapora, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz eder.[4]

Bu süre kanunla belirlendiği için tatile tabi bir davada son günü tatile rastlarsa bilirkişi raporuna itiraz süresi de bir hafta uzar. İki haftalık cevap dilekçesi süresi için de aynı sonuç geçerlidir.

Normalde 15 Ağustos’ta dolacak iki haftalık bir istinaf süresi, dava adli tatilde görülmeyen bir dava ise tatil sonrasına bir hafta uzar. Uzamanın son günü tartışmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir haftayı 1 Eylül’den saymış ve 8 Eylül’de verilen dilekçeyi oy çokluğuyla süresinde kabul etmiştir (2017/2873 E., 2017/1449 K., 29.11.2017).

Aynı kararın karşı oyu ve bazı daire kararları son günü 7 Eylül kabul eder. Hak kaybı yaşamamak için işlemi en geç 7 Eylül mesai bitiminde yapmak en güvenli yoldur.

Süre tatil içinde başlayıp 1 Eylül’den sonra doluyorsa uzama olmaz. Kararı 25 Ağustos’ta tebliğ alan kişinin iki haftalık süresi 8 Eylül’de biter.

İdari yargıda aynı sonuç yedi günle bağlanmıştır. İYUK m.8/3’e göre bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren 7 gün uzamış sayılır.

Adli Tatilde Sürelerin İşleyişi

Adli Tatilde Sürelerin İşleyişi

Ceza yargılamasında kural farklıdır. CMK m.331/4’e göre adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren 3 gün uzatılmış sayılır.[5] Tatil içinde dolacak bir itiraz veya temyiz süresi bu nedenle en geç 3 Eylül’de biter.

Ceza kararı tatil içinde tebliğ edilmişse süre tatil bittikten sonra işlemeye başlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu sonucu 14.02.1934 tarihli ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na atıfla kabul etmiştir.

Adli Tatilde İşlemeyen Süreler Nelerdir?

Tatil boyunca hiç işlemeyen süre yalnız ceza yargılamasında vardır. CMK m.331/4’e göre tatile rastlayan süreler işlemez ve tatil bitince 3 gün eklenir. Hukuk ve idari yargıda ise süre tatilde de akar, yalnız son günü tatile denk gelirse HMK m.104’e göre bir hafta, İYUK m.8/3’e göre yedi gün uzar.

Uzama kuralı kesin süreler için de geçerlidir. Kanunun belirlediği süreler HMK m.94/1 gereği kesindir. Cevap, istinaf ve temyiz süreleri de bu gruptadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, dava dilekçesindeki eksikliği gidermek için verilen bir haftalık kesin sürenin sonu tatile rastlayınca süreyi tatil bitiminden itibaren bir hafta uzamış saymıştır (2018/3469 E., 2019/5316 K., 11.09.2019).

Mahkemenin verdiği kesin süre de aynı kurala tabidir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, gider avansı için verilen iki haftalık kesin sürenin son günü 18 Ağustos’a denk geldiğinde 8 Eylül’de yapılan ödemeyi süresinde saymış ve davanın usulden reddini bozmuştur (2014/17401 E., 2016/4398 K., 12.04.2016).

Basit yargılama usulüne tabi davalarda da sonuç değişmez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş mahkemesinde görülen bir kurum işleminin iptali davasında 15 Ağustos’ta tebliğ edilen karara 5 Eylül’de yapılan istinaf başvurusunu HMK m.104 uyarınca süresinde saymıştır. Daireye göre belirleyici olan yargılama usulü değil, işin ivedi olup olmadığıdır (2021/13085 E., 2022/3782 K., 16.03.2022).

Adli tatilin süreler üzerindeki etkisi yalnızca usul hukukuna ilişkin süreler içindir. HMK m.104 yalnız “bu Kanunun tayin ettiği” süreleri kapsar. Zamanaşımı ve maddi hukuktan doğan hak düşürücü süreler adli tatilden etkilenmez, sözleşmeden doğan bir alacağın zamanaşımı tatilde de işler.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, maddi hukuktaki hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin tatil nedeniyle uzatılamayacağını açıkça belirtmiştir (2016/607 E., 2018/4866 K., 23.10.2018). Başka kanunlarda yazılı usul süreleri de HMK m.104 kapsamına girmez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, vakıf senedi değişikliğinin tesciline ilişkin bir dosyada Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bir aylık temyiz süresinin tatil nedeniyle uzamadığını kabul etmiştir (2017/8858 E., 2018/16564 K., 01.10.2018).

Tatil süresinde görülebilen ivedi davalarda süreler normal şekilde işler. HMK m.104’teki uzama yalnız adli tatile tabi dava ve işler için konmuştur. Kanunun gerekçesi de tatile tabi olmayan işlerde sürelerin işleyeceğini açıkça belirtir.

İcra mahkemesi işleri İİK m.18 gereği ivedi olduğundan bu işlerdeki süreler de tatilde durmaz. Hangi davaların tatilde görüldüğü, sürelerin işleyip işlemediğini de belirler.

Uzayan sürenin son günü resmi tatile rastlarsa süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter (HMK m.93). Son günün tatil, hafta sonu ve bayramla birlikte nasıl hesaplandığı hukuki süre hesaplama sayfamızda örneklerle anlatılmıştır.

Adli Tatilde Dava Açılabilir Mi?

Evet, adli tatil döneminde dava açılması mümkündür. HMK m.103/3, tatile tabi davalarda da dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara verilen cevap dilekçelerinin ve yenileme dilekçelerinin alınmasını, ilam verilmesini ve her türlü tebligatı açıkça sayar. Adliyeler kapanmaz, yalnız tatile tabi dosyalarda duruşmalar ertelenir.

Taraflar tatil süresi içinde dava dilekçelerini mahkemeye sunabilir, harçlarını yatırarak yeni dava açabilir. Boşanma, alacak, tazminat, iş davası fark etmeksizin her tür dava adli tatil esnasında açılabilir.

Dilekçelerin karşı tarafa tebliği, delil toplanması gibi hazırlık işlemleri tatil boyunca yapılabildiği için dava açmayı tatil içinde yapmak zaman kazandırabilir. Dilekçeler teatisi aşaması genellikle birkaç ay sürdüğünden, tatil döneminde dava açmak bu sürecin erkenden başlamasına imkan tanır ve yargılamanın genel süresini kısaltabilir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, açılan davanın görülüp görülmeyeceğidir. Yeni açtığınız dava adli tatilde görülen davalardan değilse, mahkeme dilekçe alışverişi ve evrak işlemlerini yapsa bile duruşma günü tatil sonrasına bırakılır.

Bir alacak davasını Ağustos ayında açtıysanız dilekçeler karşı tarafa tebliğ edilebilir. Fakat duruşma tarihi genellikle Eylül ayından sonraya verilir. Tatilde dava açmak serbest olsa da davanın fiilen görülmeye başlaması tatil sonrasına sarkabilir.

Açılan dava tatilde görülebilecek istisnai davalardan birine giriyorsa (bir işçi alacak davası veya nafaka artırımı davası gibi), mahkeme tatil sürecinde de duruşma yapabilir. Bu, davanın niteliğine ve mahkemenin iş planına bağlıdır.

Taraflar davanın ivedi olduğunu ileri sürerek tatilde duruşma yapılmasını talep edebilir (m.103/1-h). Mahkeme talebi kabul ederse yargılama ara vermeden sürer. Mahkeme bu talebi kabul etmek zorunda değildir.

Adli Tatilde Dava Süreci

Adli Tatilde Dava Süreci

Hak kaybı riski yoksa ve süre açısından aceleniz bulunmuyorsa, bazı davalar için tatil sonunu beklemek de bir tercihtir. Birçok durumda davayı öne almak ve süre kazanmak için tatili beklemeden dava açmak daha avantajlıdır.

Adli Tatilde Boşanma Davası Görülür Mü?

Boşanma davaları adli tatilde görülmez, ancak adli tatilde boşanma davası açılabilir. HMK m.103’te boşanma davaları tatilde görülecek işler arasında sayılmamıştır. Bu nedenle ne çekişmeli ne de anlaşmalı boşanma davasının duruşması, mahkemenin ivedilik kararı olmadıkça tatil boyunca yapılmaz.

Haziran ayında açılmış ve devam eden bir boşanma davası varsa mahkeme Temmuz sonundaki celselerini genellikle Eylül’e erteler. Tatil başlamadan kısa süre önce açılan bir boşanma davasında da ilk duruşma tarihi tatil sonrasına verilir.

Yeni bir boşanma davasını Ağustos ayında da açabilirsiniz, bu konuda yasal bir engel yoktur. Özellikle anlaşmalı boşanma davalarında taraflar her konuda uzlaştığı için duruşma genellikle tek celsede sonuçlanır.

Taraflar çok hızlı boşanmak istiyorsa mahkemeden davanın ivedi görülmesini talep edebilir. Talep kabul edilirse anlaşmalı boşanma davasının duruşması tatil içinde de yapılabilir. Karar tamamen hakimin takdirindedir ve istisnai hallerde verilir.

Adli Tatilde Boşanma Davası

Adli Tatilde Boşanma Davası

Boşanma davası açmak isteyenler tatilin bitmesini beklemek zorunda değildir. Dilekçe teatisi tatilde de yürür. Çekişmeli boşanmalarda bu aşama birkaç ay sürdüğünden, tatil içinde davayı açmak süreci öne çeker.

Boşanma ile birlikte nafaka, velayet gibi acil tedbir talepleri varsa mahkeme bunlar hakkında tatilde de karar verebilir, çünkü bu talepler HMK m.103/1-a ve b kapsamındadır. Boşanma davasının kendisi ise tatile tabidir.

Bu dosyada son günü tatile rastlayan cevap, istinaf ya da temyiz süresi tatil bitiminden itibaren bir hafta uzar. Boşanma kararı da ancak bu uzayan süre dolduktan sonra kesinleşir.

İş Davaları Adli Tatilde Görülür Mü?

İş mahkemesindeki bir davanın tatildeki durumu, davayı kimin açtığına göre değişir. İşçinin ya da mirasçısının işçilik alacağı için açtığı dava HMK m.103/1-ç kapsamındadır ve tatilde görülür. İşverenin işçiye karşı açtığı dava ise bu bentte sayılmaz.

İşverenin açtığı davada süreler tatile tabidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin işçilerine karşı açtığı tazminat davasında 31 Ağustos’ta yapılan istinaf başvurusunu HMK m.104 uyarınca süresinde saymış ve süreden ret kararını bozmuştur (2020/4293 E., 2021/1576 K., 19.01.2021).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu daha geniş bir yorum benimsemiştir. İşçinin ölümü üzerine mirasçılarının kendi zararları için açtığı iş kazası tazminat davasını, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/5’teki ivedilik hükmü ve HMK m.103/1-h nedeniyle adli tatilde görülen dava saymıştır. Bu nedenle tatilde tebliğ edilen gerekçeli kararda istinaf süresinin bir hafta uzamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir (2021/13 E., 2021/301 K., 18.03.2021).[6]

Kararın karşı oyu, m.7/5’teki ivediliğin yalnız bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay incelemesine ilişkin olduğunu savunmuştur. Bu görüşe göre her iş davasını ivedi saymak, m.103/1-ç’deki ayrı istisnayı anlamsız kılar. Görüş ayrılığı sürdüğü için iş mahkemesindeki bir dosyada süreyi tatil uzamasına güvenmeden kullanmak en güvenli yoldur.

Bir işçi alacak davasında karar adli tatil içinde tebliğ edilirse istinaf süresi tatil boyunca işler. İş davası tatilde de görülebilen bir dava olduğu için HMK’nın bir haftalık uzama kuralı uygulanmaz.

Ceza Mahkemelerinde Adli Tatil

Ceza yargılamaları adli tatil döneminde tamamen durmaz, ancak önemli ölçüde yavaşlar. CMK m.331/1’e göre ceza işlerini gören makam ve mahkemeler de hukuk mahkemeleriyle aynı dönemde çalışmaya ara verir. Buna rağmen ceza soruşturmaları ve tutuklu sanıklarla ilgili kovuşturmalar gibi ivedi ceza işleri tatil süresince de devam eder.

Kanun, tatil süresinde ceza yargılamasının hangi yönlerinin süreceğini şöyle düzenlemiştir:

  • Soruşturma evresi: Savcılık soruşturmaları ve delil toplama işlemleri adli tatilde de devam eder. Suç işlendiğinde tatil diye soruşturma durmaz. Suçüstü halleri gibi acil durumlarda adli tatil etkisizdir, kolluk ve savcılık iş başındadır.
  • Tutuklu yargılamaları: Bir ceza davasında sanık tutuklu ise duruşmalar tatilde de yapılabilir. CMK m.331/2’ye göre soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların tatilde nasıl yürütüleceğini Hakimler ve Savcılar Kurulu belirler. Ağır ceza mahkemeleri tutuklu davalar için nöbetçi heyetler oluşturur.
  • Acil işler ve süreli işlemler: Adli tatilde dahi gecikmesinde sakınca bulunan ceza işleri yürütülür. Delillerin kaybolma riski varsa mahkeme tatil demeden keşif yapabilir. Yakalama, arama, el koyma gibi koruma tedbirleri için sulh ceza hakimlikleri kesintisiz görev yapar.
  • Bölge adliye ve Yargıtay incelemeleri: Tatil süresince istinaf mahkemeleri ve Yargıtay yalnız tutuklu hükümlere ilişkin işler ile Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemesini yapar (CMK m.331/3). Meşhud suçlar kanunu 2005’te yürürlükten kalktığı için tatilde fiilen tutuklu dosyalar incelenir, tutuksuz dosyalar bekler.

Ceza mahkemelerinde adli tatil süresince duruşmalar genel olarak yapılmaz, tutuksuz sanıkların yargılandığı davalar Eylül’e bırakılır. Tutuklu davalarda ise nöbetçi mahkemeler aracılığıyla duruşma faaliyetleri sürer. Birçok adliyede adli tatil boyunca nöbetçi bir ağır ceza mahkemesi heyeti bulunur ve gerekirse kritik duruşmaları yapar veya tahliye taleplerini karara bağlar.

Adli Tatilde Ceza Mahkemeleri

Adli Tatilde Ceza Mahkemeleri

Ağır ceza nöbetçi heyeti ve sulh ceza hakimlikleri tatilde de çalıştığından, temel hakları etkileyen kararlar (tutuklama, tahliye, arama izni vb.) tatil dinlemeksizin alınabilir.

Tutuklu dosyalar tatilde görülse de bu dosyalarda kanun yolu süreleri tatilde işlemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tutuklu işlerde temyiz süresinin tatilde işlediği yönündeki Başsavcılık itirazını oy çokluğuyla reddetmiştir. Kurula göre CMK m.331/4’ün açık bir istisnası yoktur ve tutuklu sanık aleyhine daraltıcı yorum yapılamaz (2019/292 E., 2021/275 K., 10.06.2021).[7]

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020’de aksi yönde karar vermişti. Tutuklu sanığa ait bir dosyada 28 Temmuz’da yapılan tebliğle başlayan bir haftalık temyiz süresinin CMK m.331/3 uyarınca tatilde işlediğini ve 4 Ağustos’ta dolduğunu oybirliğiyle kabul etmiştir (2018/161 E., 2020/243 K., 28.05.2020).[8]

O dosyada temyiz süresi eski 1412 sayılı CMUK’a göre belirlenmiştir. İki karar arasındaki fark nedeniyle tutuklu bir dosyada kanun yolu başvurusunu tatil bitimine bırakmamak hak kaybını önler.

Soruşturma evresinde tutukluluk incelemesi tatilde de en geç otuzar günlük sürelerle yapılır (CMK m.108). Tatilde de suç duyurusunda bulunmak, ifade vermek ve tutukluluk incelemesi istemek mümkündür.

Ceza soruşturma ve kovuşturma makamları tatilde nöbet sistemiyle çalıştığından acil hallerde aksama yaşanmaz. Sıradan ceza davalarının duruşmaları ise tatil sonrasına ertelendiği için yargılama süresi uzayabilir.

İcra Daireleri ve İcra Mahkemeleri Adli Tatilde Çalışır Mı?

İcra daireleri ve icra mahkemeleri adli tatilde de çalışır. İcra müdürlükleri tatil boyunca haciz, satış ve ödeme emri tebliği gibi işlemleri yapmaya devam eder.

İcra ve İflas Kanunu (İİK) adli tatil konusunda özel bir düzenleme getirmemiştir. Ancak İİK m.18, icra mahkemesine getirilen hususların ivedi işler olduğunu belirtir. Bu işler HMK m.103/1-h kapsamına girdiği için icra mahkemesinde tatil nedeniyle süre uzaması uygulanmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra daireleri ile icra mahkemelerinin adli tatilde de normal olarak iş başında olduğunu kabul etmiştir. Kurula göre HMK m.104’teki bir haftalık uzama İİK’daki sürelere uygulanmaz.[9]

“İcra ve İflas Kanunu’ndaki süreler hakkında HMK’nın 102 ila 104. maddelerinde düzenlenen adli tatile ilişkin hükümler uygulanamayacağı için İİK’nın 269/a maddesinde öngörülen ihtar müddetinin bitim tarihinin adli tatile denk gelmesi durumunda, ihtar müddeti adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılmaz. Ödeme süresinin hesaplanmasında İİK’nın 19. madde hükmü uygulanır.” (Y. HGK, E. 2017/1853, K. 2021/1529, T. 30.11.2021)

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de icra mahkemesinin şikayet üzerine verdiği karara karşı istinaf süresinin adli tatilde işlediğini kabul etmiştir. Kararı 15 Ağustos’ta tebliğ alan tarafın on günlük süresi 25 Ağustos’ta dolmuş, 1 Eylül’de yapılan istinaf başvurusunu süre aşımından reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır (2017/393 E., 2017/1181 K., 06.02.2017).[10]

İİK m.51’deki yasak farklı bir konudur. Gece vakti ve resmi tatil günlerinde takip işlemi yapılamaz, ancak tatil günlerinde de haciz ve tebligat yapılabilir.

Bir borçlu hakkında 15 Temmuz’da haciz talep edilmişse icra memurları 20 Temmuz sonrasında da hacze gidebilir. Bir icra ihalesi 10 Ağustos’ta yapılacaksa tatil olduğu için ertelenmez, belirtilen tarihte gerçekleştirilir.

Adli Tatilde İcra İşlemleri

Adli Tatilde İcra İşlemleri

İcra mahkemeleri tatilde de şikayet ve itiraz başvurularını karara bağlar. Hakim, dosya üzerinden karar verilebilecek işleri (bir hacze karşı şikayet dilekçesi gibi) tatilde de sonuçlandırabilir.

Borçlular “tatilde icra gelmez” yanılgısına düşmemelidir, çünkü haciz ya da ödeme emri tatilde de gelebilir. Alacaklı da takip açmak, ödeme emri göndermek veya haciz istemek için tatilin bitmesini beklemek zorunda değildir. Ödeme emrine itiraz için tanınan 7 günlük süre (İİK m.62) gibi icra süreleri tatil nedeniyle uzamaz.

İdari Yargıda Adli Tatil

İdari yargıda (idare ve vergi mahkemelerinde) adli tatil, 2577 sayılı İYUK m.61’de “çalışmaya ara verme” başlığıyla düzenlenmiştir. Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri de hukuk mahkemeleriyle aynı dönemde çalışmaya ara verir.

Kanun bir istisna öngörmüştür. Bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnız bir idare ya da bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki mahkemeler çalışmaya ara vermeden yararlanamaz.[11] Bu mahkemeler yazın da kesintisiz çalışır.

Birden fazla idari yargı merciinin bulunduğu yerlerde idare ve vergi mahkemeleri tatil yapar, işler nöbetçi mahkeme aracılığıyla yürütülür. İYUK m.61/2’ye göre nöbetçi mahkemede görev alacak hakimleri, bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu görevlendirir.

Nöbetçi mahkeme, yürütmenin durdurulması ve delillerin tespiti işleri ile kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işleri görür (İYUK m.62). Özellikle yürütmenin durdurulması talepleri tatil boyunca karara bağlanabilir.

İdari Yargıda Adli Tatil

İdari Yargıda Adli Tatil

Dava açma süresinde ise İYUK m.8/3 devreye girer. İdare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür (İYUK m.7). İşlemi 15 Haziran’da tebliğ alan kişinin süresi 14 Ağustos’ta tatil içinde dolacağı için süre 7 gün uzar.

Danıştay Dördüncü Dairesi, İYUK m.8/3’e göre uzayan sürenin son gününü 7 Eylül kabul etmiştir (2023/13505 E., 2024/1902 K., 19.03.2024). Süre tatilden sonra doluyorsa uzama olmaz. İşlemi 1 Ağustos’ta tebliğ alan kişinin 60 günlük süresi Eylül sonunda biter ve ek süre almaz.

Danıştay daireleri de aynı dönemde çalışmaya ara verir, bu sürede bir nöbetçi daire kurulur (2575 sayılı Danıştay Kanunu m.86). Nöbetçi daire yürütmenin durdurulması, delil tespiti ve kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işlere bakar (m.87). Vergi mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresinin son günü tatile rastlarsa süre İYUK m.8/3’e göre yedi gün uzar.

Adli Tatilde Çalışan Mahkemeler

Adli tatile tabi olup olmadıkları mahkeme türüne göre değişir. Kadastro mahkemeleri ile icra daireleri tatile hiç girmez, sulh ceza hakimlikleri soruşturma işleri için kesintisiz çalışır. Diğer mahkemeler nöbet usulüyle yalnız ivedi işlere bakar.

Mahkeme veya birim Adli tatildeki durumu Dayanak
Asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemesi Tatile tabi, yalnız m.103’teki ivedi işler görülür HMK m.103
Sulh hukuk mahkemesi Tatile tabi, çekişmesiz yargı işleri görülür HMK m.103/1-ğ
Aile mahkemesi Tatile tabi, nafaka, velayet, soybağı, vesayet işleri ve 6284 sayılı Kanun tedbirleri görülür HMK m.103/1-b, 6284 sayılı Kanun m.8
İş mahkemesi İşçinin açtığı davalar ve ivedi işler tatilde de görülür HMK m.103/1-ç ve h
Tüketici mahkemesi Tatile tabi HMK m.103
Kadastro mahkemesi Adli tatile tabi değil 3402 sayılı Kanun m.29
İcra dairesi ve icra mahkemesi Tatil uygulanmaz, işler ivedi İİK m.18
Sulh ceza hakimliği ve savcılık Soruşturma işleri kesintisiz sürer CMK m.331/2
Asliye ceza ve ağır ceza mahkemesi Tutuklu işler görülür, tutuksuz dosyalar bekler CMK m.331
İdare ve vergi mahkemesi Ara verir, nöbetçi mahkeme yürütmenin durdurulması ve delil tespitine bakar İYUK m.61-62
Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay Hukukta m.103’teki işler, cezada tutuklu işler incelenir HMK m.103/4, CMK m.331/3
Danıştay Nöbetçi daire çalışır 2575 sayılı Kanun m.86-87

Adli tatil süresince tamamen kapalı olmayan, nöbetçi usulüyle çalışmaya devam eden mahkemeler ve yargı birimleri şunlardır:

  • Nöbetçi Hukuk Mahkemeleri: Her adliyede adli tatil boyunca acil hukuk işlerini görmek üzere nöbetçi mahkemeler belirlenir. Büyük adliyelerde nöbetçi asliye hukuk, sulh hukuk ve aile mahkemeleri sırayla nöbet tutar. Bu mahkemeler HMK m.103 kapsamında sayılan geçici koruma tedbiri, nafaka, velayet, delil tespiti gibi acil talepleri karara bağlar.
  • Nöbetçi Ceza Mahkemeleri: Ceza yargısında tatilde özellikle sulh ceza hakimlikleri ve tutuklu işlere bakan ağır ceza mahkemeleri nöbetçi olarak çalışır. Sulh ceza hakimi tatil boyunca yakalama, tutuklama, arama ve el koyma kararları ile adli kontrol ve tahliye taleplerini değerlendirir.
  • Noterlikler: Noterler adli tatilden etkilenmez ve yıl boyunca (resmi tatiller hariç) açıktır. Adli tatilde de nöbetçi noter uygulaması devam eder, vatandaşlar tatil döneminde de noterlik işlemlerini yaptırabilir.

Kolluk birimleri adli tatilden etkilenmez. Suçüstü halleri, gözaltı işlemleri ve ifade alma gibi işler tatilde de kesintisiz yapılır.

Adli tatilde tamamen duran bir yargı faaliyeti yoktur, yalnız duruşmaların önemli bir kısmı ertelenir. Tatilde birinin vasi tayini gerekirse nöbetçi sulh hukuk mahkemesi bunu yapabilir.

Uzaklaştırma kararı gerekiyorsa aile mahkemesi hakimi tatilde de bu kararı alabilir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.8/3’e göre önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir.

Adli Tatilde Çalışan Mahkemeler

Adli Tatilde Avukatlar, Hakimler ve Savcılar Çalışır Mı?

Hakim ve savcılar adli tatilde kural olarak dinlenmeye çıkar. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu m.55, hakim ve savcıların adli ara vermeden yararlandırılmasını esas sayar ve bundan yararlananlara o yıl ayrıca yıllık izin verilmez. Nöbetçi kalan hakimler ivedi işlere bakar.

Savcılıkta soruşturma tatilde de sürer. CMK m.331/2, soruşturma ile tutuklu işlerin tatilde nasıl yürütüleceğinin Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirleneceğini öngörür. Suç duyurusu tatilde de nöbetçi Cumhuriyet savcılığına yapılabilir.

Yargıtay’da tatil süresince biri hukuk, biri ceza olmak üzere iki nöbetçi daire kurulur (2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.56). Bu dairelerde görev alacak başkan ve üyeleri Birinci Başkanlık Kurulu belirler.

Avukatlar için kanunda ayrı bir tatil hükmü yoktur. Avukat tatilde de dava açar, dilekçe verir ve tebligat alır, çünkü HMK m.103/3 bu işlemlerin tatilde yapılacağını sayar. Tatile tabi dosyalarda son günü tatile rastlayan süreler uzar, ivedi dosyalarda ise süreler avukat için de normal işler.

Adli Tatil ve Yargıtay Kararları

Yargıtay’ın adli tatile ilişkin kararları çoğunlukla hangi davanın tatile tabi olduğu ve sürelerin nasıl hesaplanacağı üzerinedir. Bu konudaki önemli kararlar ve verdikleri sonuç şöyledir:

  • İtirazın iptali davası adli tatile tabidir: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, itirazın iptali davasında 2 Ağustos’ta tebliğ edilen kararın 15 günlük temyiz süresine HMK m.104’ü uygulamıştır. 10 Eylül’de verilen temyiz dilekçesi uzayan süre de geçtiği için reddedilmiştir (2012/16092 E., 2013/8275 K., 13.05.2013).
  • Tahliye davası adli tatile tabidir: Aynı daire, sulh hukuk mahkemesinde görülen kiralananın tahliyesi davasında HMK m.104’teki bir haftalık uzamayı uygulamıştır. 15 Ağustos’ta tebliğ alınan karara 14 Eylül’de yapılan temyiz, uzayan süre de geçtiği için reddedilmiştir (2012/16468 E., 2013/176 K., 15.01.2013).
  • Kamulaştırma bedel tespiti davası ivedidir: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.10’daki süre nedeniyle bu davaları ivedi saymıştır. 1 Ağustos’ta tebliğ edilen karara 2 Eylül’de yapılan temyiz, süre tatilde işlediği için reddedilmiştir (2014/17883 E., 2015/203 K., 12.01.2015).

Bu kararlar, bir dosyada süre hesabı yapmadan önce davanın tatile tabi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini gösterir.

İSTANBUL AVUKAT

Adli Tatilde Hak Kaybını Önlemek İçin Dikkat Edilecekler

Adli tatil hukuki süreçleri tamamen durdurmasa da yavaşlatır. Bu dönemde yalnızca kanunen ivedi kabul edilen dava ve işler görüldüğünden, birçok dava için duruşma ve karar süreçleri Eylül ayına ertelenir.

Davası devam eden kişilerin adli tatil takvimini bilmeleri ve beklentilerini buna göre ayarlamaları gerekir. Temmuz ortasında açılan bir davada hemen duruşma beklenmez, tatil sonrasını planlamak gerekir. Tatil sebebiyle duruşma yapılamayacak arayı dosyaya hazırlık için değerlendirmek akıllıca olacaktır.

Adli tatilde hak kaybına uğramamak için şu noktalara dikkat edin:

  • Süreleri Takip Edin: Dava tatile tabi ise son günü tatile rastlayan süre hukuk ve idari yargıda 7 gün, ceza yargısında 3 gün uzar ve işlem bu uzayan süre içinde yapılmalıdır. Tatile tabi olmayan (ivedi) davalarda sürelerin uzamayacağını unutmayın. İcra takipleri ve icra mahkemesi işlemlerinde tatil yanılgısına düşmek ciddi hak kayıpları doğurabilir.
  • Acil İşlemleri Ertelemeyin: Adli tatil, dilekçe verme, dava açma, temyiz başvurusu gibi işlemleri yapmaya engel değildir. “Adliyeler tatilde” düşüncesiyle elinizdeki hukuki işlemleri ertelemeyin. İmkanınız varsa başvurularınızı tatil süresinde yapın ki yeni adli yıl başlar başlamaz dosyanız işlem görmeye hazır olsun.
  • Nöbetçi Mahkemeleri Kullanın: Adli tatilde acil bir hukuki sorunla karşılaşırsanız nöbetçi mahkemelere başvurmaktan çekinmeyin. Tatil sırasında aile içi şiddet durumu ortaya çıktıysa ivedi şekilde nöbetçi aile mahkemesinden koruma kararı talep edilebilir. Bir inşaat kazasında delillerin kaybolma ihtimali varsa nöbetçi asliye hukuk mahkemesinden derhal delil tespiti istenebilir.

Adli Tatilde Görülen Davalar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Adli tatilde görülen davalar hakkında en çok sorulan soruları Yargıtay’ın tatildeki çalışması, icra takibi, işlemeyen ve uzayan süreler, duruşma günü ve kararın kesinleşmesi üzerinden cevapladık.

Hukuki haberleri bizden takip edin

Harbiye Hukuk'u Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.

Kaynaklar

  1. HMK m.103 ↩
  2. İİK m.18/1 ↩
  3. HMK m.104 ↩
  4. HMK m.281 ↩
  5. CMK m.331 ↩
  6. Y. HGK, E. 2021/13, K. 2021/301, T. 18.03.2021 ↩
  7. Y. CGK, E. 2019/292, K. 2021/275, T. 10.06.2021 ↩
  8. Y. CGK, E. 2018/161, K. 2020/243, T. 28.05.2020 ↩
  9. Y. HGK, E. 2017/1853, K. 2021/1529, T. 30.11.2021 ↩
  10. Y. 12. HD, E. 2017/393, K. 2017/1181, T. 06.02.2017 ↩
  11. İYUK m.61 ↩
Av. Şamil Kaya
Av. Şamil Kaya
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014 yılında onur derecesiyle mezun olmuştur. Lise öğrenimini yatılı şekilde Erdoğan Akdağ Anadolu Öğretmen Lisesi’nde 2010 yılında birincilikle tamamlayan Şamil Kaya, 2018 yılında başladığı Anadolu Ünivers...
Yorum yok
Yorum yap

yorum yap